Seri katiller, dünya çapında merak uyandıran ve korku salan suçlular arasında yer alıyor. Türkiye’de, batılı ülkeler kadar yaygın olmasa da, tarihe geçen bazı seri katil vakaları yaşandı. İşledikleri cinayetler ve yöntemleriyle kan donduran bu suçlular, toplumda büyük yankı uyandırdı. İşte Türkiye’nin en bilinen seri katilleri ve işledikleri korkunç suçlar…
1. Kolici Katil – Orhan Aksoy

Çocukluk yıllarını anne ve babasının şiddeti altında geçiren Orhan Aksoy, suç dünyasına adım atmadan önce bile hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlara karışarak dikkat çekiyordu. Ancak onu asıl tanınır kılan, 9 Ekim 2000 ile 17 Ocak 2001 tarihleri arasında gerçekleştirdiği beş cinayet oldu.
Aksoy’un cinayetlerinde izlediği yöntem belirgin bir örüntü taşıyordu. Kurbanlarının iz bırakmaması için cesetleri suya koyarak çürümeye bırakıyor, ardından kolileyerek inşaat alanlarına ya da terk edilmiş arazilere gizliyordu. Ancak bir kurbanının telefon sinyalleri üzerinden yapılan takip, Aksoy’un yakalanmasını sağladı.
Sorgusunda, cinayetleri para ve değerli eşyaları gasp etmek amacıyla işlediğini itiraf etti. İlginç bir şekilde, kan görmeye dayanamadığını ve bu yüzden kurbanlarını boğarak öldürdüğünü de belirtti. Ayrıca, ilk cinayetinin ardından et yiyemez hâle geldiğini ve bu nedenle vejetaryen olduğunu söyledi.
Yakalandıktan sonra iki yıl boyunca gece gündüz hücre hapsinde tutuldu ve mahkeme tarafından beş kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
2- Çivici Katil - Süleyman Aktaş

Denizli’de elektrik kurumu için hat işçisi olarak çalışan Süleyman Aktaş, sıradan bir yaşam sürdürüyordu. Ancak bir gün, iş yerinde geçirdiği kaza hayatını kökten değiştirdi. 31.500 voltluk elektrik akımına maruz kalan Aktaş, hayatta kalmayı başarsa da bu olay zihninde geri dönülmez izler bıraktı.
Fiziksel olarak iyileşmesine rağmen, beyin fonksiyonları ciddi şekilde etkilendi. Halüsinasyonlar görmeye başlayan Aktaş, kafasında sürekli sesler duyduğunu iddia ediyor ve bu durum giderek psikolojisini daha da bozuyordu.
İlk cinayetini 1986 yılında Antalya’da işledi. Bir polis memurundan yol tarifi istediği sırada memurun sert tavrıyla karşılaşması, Aktaş’ın öfkesini tetikledi. Olay sonrası mahkemeye çıkarılan Aktaş’ın akıl sağlığının yerinde olmadığı tespit edilerek, üç buçuk yıl boyunca Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi altında tutuldu.
Tedavisi tamamlanmadan taburcu edilen Aktaş, köyüne döndü ve burada vahşi cinayetler işlemeye başladı. Özellikle yaşlı insanları hedef alan Aktaş, kurbanlarını canlıyken gözlerine ve alınlarına çiviler çakarak öldürüyordu. Bir akrabasını yerde çivilenmiş halde bulan bir kişi, kurbanın son sözlerini işitti: “Süleyman Aktaş.”
Yakalandığında suçlarını hiçbir pişmanlık belirtisi göstermeden soğukkanlılıkla itiraf etti. Aktaş, kendisine “yukarıdan” görevler verildiğini ileri sürdü. Yapılan psikiyatrik değerlendirmelerde ileri düzey paranoid şizofreni teşhisi kondu. Şu anda Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi altında tutuluyor.
3. Bebek yüzlü Katil – Ali Kaya

Henüz 17 yaşındayken ilk cinayetini işleyen ve Bebek Yüzlü Katil olarak anılmaya başlanan Ali Kaya, çocukluğundan itibaren suça karışarak sık sık hapishane ile tanıştı. İlk cinayetini işlediğinde, amcasını öldürmesi nedeniyle beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Hapisten çıktıktan sonra, annesine tecavüz eden Zeynel Abidin Gümüş’ü öldürerek ikinci cinayetini gerçekleştirdi. Bu olayın ardından akli dengesinin yerinde olmadığına dair rapor aldı ve 1999 yılında klostrofobi gerekçesiyle hastaneden serbest bırakıldı. Ancak özgürlüğü, işlediği yeni cinayetlerle kısa sürdü.
Beş kişinin daha ölümünden sorumlu tutulan Ali Kaya, kişilik bozukluğu teşhisi konulmasının ardından yeniden akıl hastanesine gönderildi. Fakat burada da durmadı; Ayhan Kartal'ı bıçaklayarak öldürdü. Bu olay üzerine Şanlıurfa Yarı Açık Cezaevi’ne sevk edildi.
Cezaevinden kaçmayı başaran Ali Kaya, 2004 yılında tekrar yakalanarak adaletin karşısına çıkarıldı.
4- Tornavidalı Katil – Yavuz Yapıcıoğlu

1967 doğumlu Yavuz Yapıcıoğlu, Türkiye'nin kriminoloji tarihine “Tornavidalı Katil” lakabıyla damga vuran en tehlikeli suçlulardan biri olarak bilinir. Polis kayıtlarına göre 20 kişinin ölümünden sorumlu tutulmuş, 50’ye yakın cinayetle de bağlantısı olabileceği iddia edilmiştir. Cinayetlerinde tornavida kullanması, ona bu korkunç unvanı kazandırmıştır.
Cinayetlerine başlamadan önce bir tarikata katıldığı öne sürülen Yapıcıoğlu’nun ilk cinayet serisi, yalnızca kendisine “Günaydın” dediği için aynı mahalleden bir kız, onun nişanlısı ve üç arkadaşını öldürmesiyle başladı. Kaçarken durdurduğu bir aracın şoförünü de aynı şekilde katletti. Ardından, kendi anneannesini öldürdü.
Ankara otogarında simit parası istediği birinin kendisini reddetmesi üzerine o kişiyi tenha bir yerde öldüren Yapıcıoğlu, olayın tanığı olan başka bir kişiyi de hayatından etti. Belçikalı bir turiste dondurma ısmarlama teklifini geri çeviren kurbanı da o anki öfkeyle katletti.
Pertevniyal Lisesi’nin önünde tartışan bir hademeye ve yanında bulunan kız öğrenciye saldırdı. Hademeyi öldüren Yapıcıoğlu, kız öğrencinin ise kaçmayı başarmasıyla hedefinden saptı.
Farklı kaynaklara göre 18 ile 43 arasında değişen cinayetlerle ilişkilendirilen Yapıcıoğlu’nun 1993 yılında iki üniversite öğrencisine tecavüz edip öldürdüğü iddia edilse de, bu suçlamaları destekleyecek yeterli delil bulunamadı.
Mahkemeye çıkarıldığında, akıl sağlığının yerinde olmadığına kanaat getirildi ve cezai ehliyeti olmadığına karar verildi. Tedavi amacıyla gönderildiği hastanede ise çıplak halde koridorlarda dolaşarak “Ben İsa’yım” diye bağırdı, hastane personeline ve diğer hastalara saldırarak zarar verdi. Hatta hastaneyi ateşe verdi.
2002 yılında Çorlu’da bir spor tesisinin üç bekçisini öldürdü. Aynı gece sığınmaya çalıştığı camide bulunan imam ve diğer insanları ağır yaraladı. Mahkemede kendisini savunurken “Bir katil, bir canavar değilim. Ben gerçek Atatürk’üm.” diyerek akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündürtmek istediğini itiraf etti.
Kurul tarafından yapılan incelemeler sonunda, akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi ve cezaevine gönderildi. Yavuz Yapıcıoğlu, halen cezaevinde bulunuyor.
5-Baltalı Katil – Adnan Çolak

“Yaşlıları öldürüyorsam, bu onların zamanlarının dolmuş olmasından. Onlar bizim yerimize fazladan yaşıyorlar, belki de bizim nasibimizi tüketiyorlar. Hem kendimi tatmin ediyordum hem de onları ortadan kaldırarak topluma huzur sağladığımı düşünüyordum.” Bu sözler, 1992-1995 yılları arasında Artvin ve çevresinde yaşanan dehşet verici cinayetlerin faili olan Adnan Çolak’a ait.
“Artvin Canavarı” ya da “Baltalı Katil” olarak tanınan Adnan Çolak, yaşları 68 ile 95 arasında değişen 11 yaşlı insanı hedef aldı. Kurbanlarından 6’sı kadın olan Çolak, bu kadınlara tecavüz ederek suçlarının vahşet boyutunu daha da artırdı. İşlediği cinayetler, yalnızca fiziki saldırılarla sınırlı kalmayıp, hastalıklı bir zihnin karanlık yönlerini de gözler önüne serdi.
Yakalandıktan sonra Adnan Çolak’ın yargı süreci beş yıl boyunca sürdü. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi, cinayet işlemeye 25 yaşında başlayan Çolak’ı 112 yıl ağır hapis cezasına mahkûm etti.