Türk dizilerinde yeşilçam esintilerine ihtiyaç var.

Türk dizilerinde yeşilçam esintilerine ihtiyaç var.

Uzun zamandır heyecanla takip edebileceğimiz diziler, repliklerini hatırlayacağımız filmler izleyemiyoruz. Çünkü hislerimiz monotonlaştı.

Türk dizilerinde yeşilçam esintilerine ihtiyaç var. Televizyonda kanal değiştirirken denk geldiğimiz yeşilçam filmlerini, aradan kaç yıl geçerse geçsin kaç kere izlersek izleyelim yine de durup izlemek istiyoruz. Mutlu aile görmeye, içimizi ısıtan sahneleri izlemeye toplum olarak her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Geçtiğimiz günlerde veda ettiğimiz yeşilçam sanatçısı Filiz Akın’ın aşk filmleri gibi, Osman Sınav’ın aile disizi Ekmek Teknesi gibi hayata pozitif bakabildiğimiz projeleri görmek artık çok zorlaştı.

Yapılan çoğu dizi ve filmler gerçeklerden uzak ve duygu olarak zayıf kalmakta.  Popüler kültüre ayak uydurmak ve reklam odaklı hikayeler üretmek, hem sanatı hem de toplumsal davranışları aşağı çekerken, izlek olmaktan da uzaklaştırıyor. Elbette teknolojik gelişmeleri, güncel konuları takip etmek gerekiyor fakat duyguları da es geçmemekte fayda var. 

Artık siyah beyaz aşklar renklendi, imkanlar güçlendi. Ama değişmeyen tek şey toplumsal kodlarımız. Hikayeler diyarı Anadolu’nun zenginliğini tekrar fark etmemiz için ilham gelmesini beklemenin bir faydası yok. Eğer kendimizden uzaklaşırsak iyi dizi ve filmler izlemek güç olacak. 

Çocukken uyumak için ninni dinlerdik şimdi dizi izliyoruz…

Benzer Haberler