Ulakçı Haber

Selçuk:Bilimsel verilere bakmadan yapamayız

Selçuk:Bilimsel verilere bakmadan yapamayız
30 Aralık 2020 - 11:44

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Aşı takvimine bağlı olarak yaşlılar, hekimlerimizden, sağlık çalışanlarımızdan, hemşirelerimizden sonraki ekipte öğretmenlerin de yer alması noktasında ilkesel olarak müzakerelerimiz var.” dedi.

Bakan Selçuk, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Yüz yüze eğitime geçiş sürecinin uzaması halinde, üniversiteye geçiş için yapılan YKS ve liseye geçişte uygulanan LGS kapsamındaki merkezi sınavların kapsamının değişip değişmeyeceğine ilişkin açıklama yapan Selçuk, öğrencilerin haklı olarak “Mart ayında siz bir karar aldınız ve ‘sadece yüz yüze olan kısmından sorumlusunuz’ dediniz” hatırlatmasını yaptıklarını söyledi. Mart ayında televizyonların henüz kurulmadığını, canlı ders kapasitesinin çok düşük olduğunu, öğretmenlerin, okulun, Bakanlığın hazır olmadığını belirten Selçuk, “Hazır olmadığımız bir noktada, bizim yapmamız gereken işlerin olduğu bir durumda elbette biz öğrencinin lehine bir şeyi düşünmek zorundaydık.” ifadesini kullandı.

Yaptıkları hazırlıklar sonrası üniversiteye hazırlanan öğrencilerin rehberlik, sınav, karşılaştırma, konu anlatım gibi ihtiyaçlarının hepsini bulabileceğini belirten Selçuk, ayrıca hafta sonu televizyonlarda soru çözümleri, konu anlatımları olduğunu, öğrencinin konu anlatımını istediği öğretmenden dinleyebileceğini söyledi. Öğrencilerin sınavlara hazırlanırken ihtiyaç duydukları her türlü kaynağı bulabildiğini dile getiren Selçuk, “Buradan baktığımızda bu tür bir hazırlık müfredatın tümünden sorumlu olmakla ilişkisi bakımından uygun görünüyor yine heyetimize soruyoruz yani bilimsel heyetimize soruyoruz.” dedi.

Bakan Selçuk, şunları kaydetti:

“Milli Eğitim Bakanlığı mevcut duruma bakar, olağanüstünün durumuna göre olağanüstü değişik kararlar olabilir, yani bir seyretme de olabilir. Bir ihtimal olarak söylüyorum bunu. Neye göre? Koşullara göre. Burada önemli olan şey şu, eğer biz diyelim ki türev, integralin olmadığı bir içerikten söz etsek ya da ikinci dönem ‘hiç yok’ desek. Bu emin olun üniversiteyi de olumsuz etkileyebilecek, 10’uncu sınıfların 11’ini probleme sokacak, 11’in 12’sini probleme sokabilecek bir durum. Bunları öğrenmiş olmak çocuğunuz için bir kazanç. Bunu bir sınav meselesi olarak görmeyip, hayata hazırlanma meselesi bu, bu kendini yetiştirme meselesi, donanımlı olma meselesi bu. Burada öğrendiği şey ya da öğrenmediği şey açısından bakıldığında ‘Neyi öğrenmezsen kardır’ diye bir işten söz etmiyoruz eğitimde. Eğitim bir tamamlanma prosesidir ve bu sürecin içerisinde de çocuklarımızın öğrendiği her konu onları ileride üst sınıflarda çok daha rahatlatacak.”

– “Aşılama sürecinin bir an önce başlaması konusunda temasımız sürüyor”

“Yüz yüze eğitime geçilebilmesi için öğretmenlerin öncelikli olarak aşılanması planı var mı? Öğretmenlerin aşılanması yüz yüze eğitime geçilebilmesi için yeterli olur mu? Öğretmenler dışında okullarda görev yapan herkesin aşılanması gibi bir karar alınabilir mi?” sorusu üzerine Bakan Selçuk, okulu bir bütün olarak gördüklerini belirtti. Okulda mümkün olduğunca kontrollü bir alan istediklerini ifade eden Selçuk, şöyle konuştu:

“O alanda kim varsa tabii ki hepsi için söz konusu. Öğretmenlerimizin arzu etmeleri halinde aşılama sürecinin bir an önce başlaması konusunda da yine Sağlık Bakanlığımız ile temasımız sürüyor. Aşı takvimine bağlı olarak yaşlılar, hekimlerimizden, sağlık çalışanlarımızdan, hemşirelerimizden sonraki ekipte öğretmenlerin de yer alması noktasında ilkesel olarak müzakerelerimiz var. Öğretmenler, belli öncelikler içerisinde sağlık çalışanları, belli öncelikleri olanların hemen arkasından gelen grupta yer alıyor. Okulların açılmadığı bir toplumda normalleşme olmaz. Normalleşmenin olması için önce bir okulu halletmemiz lazım ki toplumsal hareketliliği de bir düzene sokalım. O yüzden de öğretmenlerimizin aşılanması tabii ki önemli.”

– “Bizim bir ihtimaller tablomuz var”

“Geçen sene herhangi bir sınav olmadan bir üst sınıfa geçilmişti. Bu senede planlar tutmazsa böyle bir planınız var mı?” sorusuna ise Selçuk, “O da senaryolardan birisi. Bizim bir ihtimaller tablomuz var. Her birinin de yanında avantajı dezavantajı var. Bütün bunları saha ile irtibat halinde değerlendiriyoruz, bilim insanları ile çalışarak değerlendiriyoruz.” yanıtını verdi.

Sürecin olumsuz devam etmesi halinde, önceliklerinin sağlık olduğunu söyleyen Selçuk, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, eğitim çalışanlarımızın sağlığını bir garanti altına alalım diğer işlemlerin tamamı ondan sonra gelir. Bütün bakış açımız bu. Diyelim ki sağlıkla ilgili bir endişemiz kontrol altına alabiliyoruz, bunu da bilim insanları da teyit ediyor, biz bu süreci işletiriz normal olarak, hemen uyum sağlarız, zaten hazırız. ‘Yarın açılıyor’ dese biz hazırız. ‘Çalışanlarla, öğretmenlerimiz ile ilgili, çocuklarımızla ilgili bir risk var.’ denildiğinde hemen tavrımızı koyuyoruz ortaya. ‘Burada risk var, okulları açmayın.’ denildiğinde biz buna uyarak yapmıyoruz yoksa bu eğitimsel bir karar değil sadece. Biz bu iki kararı yani sağlık ve eğitim ile ilgili olan tabloyu birlikte okuyarak bir karar veriyoruz. Neticede en iyisi, en faydalısı hangisidir, buna yöneliyoruz.”