Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, sürecin yargı tarafından yürütüldüğünü belirterek, “Darbe ifadesi kullanmanın ve sokağa çağrı yapmanın kabul edilemez olduğunu” vurguladı.
"Soruşturma Dosyasını Bilmeden Yorum Yapmak Doğru Değil"
Tunç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında, İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini belirtti. Bu soruşturmalardan birinin terör suçlarıyla, diğerinin ise çıkar amaçlı suç örgütü ile ilgili olduğunu ifade eden Tunç, şunları söyledi:
“Terör suçları soruşturmasında 7 kişi hakkında gözaltı kararı var. Suç örgütü soruşturmasında ise 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kapsamda rüşvet, irtikap, nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçlamaları bulunuyor. Dosya içerisinde MASAK raporları, vergi uzmanı incelemeleri, tanık beyanları ve diğer deliller yer alıyor.”
“Yargı Bağımsızdır, Kimseye Ayrıcalık Tanınamaz”
Tunç, yargının tarafsız ve bağımsız olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa’nın 9. ve 138. maddeleri açıktır. Yargı yetkisi, bağımsız ve tarafsız mahkemelere aittir. Hiçbir kişi ya da kurum, yargıya talimat veremez. Kimse hukukun üzerinde değildir.”
“Soruşturmaları Darbe Gibi Göstermek Tehlikelidir”
Tunç, soruşturmalara ilişkin yapılan bazı açıklamaları da eleştirerek, “Soruşturmaları darbe olarak nitelemek ve sokağa çağrı yapmak son derece tehlikelidir. Değerlendirme yapılacaksa dosya içeriği bilinerek yapılmalıdır. Yargıya saldırmak ve onu itibarsızlaştırmak, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz,” dedi.
“Yargı Huzurunda Hesap Vermek Haktır ve Zorunluluktur”
Bakan Tunç, suç isnatlarının değerlendirilmesi gereken yerin sokaklar değil, mahkemeler olduğunu vurguladı:
“Adaletin sağlanması için hukuk devleti ilkelerine sadık kalınmalı. Masumiyet karinesi esastır. Yargı süreci tamamlandığında gerçekler ortaya çıkacaktır. Bu nedenle peşin hüküm vermek doğru değildir.”
“Cumhurbaşkanımızla İlişkilendirmek Hadsizliktir”
Tunç, yargı süreçlerinin Cumhurbaşkanı ile ilişkilendirilmesini de sert sözlerle eleştirdi:
“Yargı kararlarını Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek en hafif tabiriyle hadsizliktir. Türkiye’de yasama, yürütme ve yargı ayrıdır. Süreci sağduyuyla takip etmek ve kararlara saygı duymak hepimizin sorumluluğudur.”