Ulakçı Haber

2021 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda

2021 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda
11 Kasım 2020 - 18:20
AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, nükleer santrallerden üretilen elektrik oranının, Fransa’da yüzde 71,6, Belçika’da yüzde 49,9, İsveç’te yüzde 39,5, İsviçre’de yüzde 33,4, Güney Kore’de yüzde 27 ve ABD’de yüzde 20 olduğunu belirterek “Akkuyu’yu yapmak için geç bile kalmışız.” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2021 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Grubu adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı, Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Türkiye’nin enerji politikalarını, enerji verimliliğinden yana değil, daha çok termik ve nükleer enerji santrali kurmaktan yana kurduğunu savundu.

HES’lere karşı olmadıklarını vurgulayan Akın, bir zümre için değil, toplum menfaati ve kümülatif çevresel etkiler gözetilerek HES’lerin yapılmasını istediklerini dile getirdi.

Akın, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın (YEKDEM) dövize endeksli olması nedeniyle yenilenebilir enerji fiyatlarının, diğer kaynaklardan üretilen elektrik fiyatlarının çok üstünde kaldığını belirterek YEKDEM’in faturasını 83 milyon vatandaşın ödediğini ileri sürdü.

Enerji verimliliği konusunda Türkiye’nin yüzde 30 kapasiteye sahip olduğunu, Çin’in bu konuda önemli adımlar attığını ifade eden Akın, “Neden fosil kaynaklardan uzaklaşmak için bir planımız, programımız yok? Varsa neden işlemlerde bunu göremiyoruz?” sorularını yöneltti.

Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’ne de değinen Akın, yenilenebilir enerji kaynakları varken nükleer kaynağa yönelmenin doğru olmadığını savundu.

Akın, elektrik ve doğal gaz fiyatlarının çok yükseldiğini belirterek “Dört kişilik bir ailenin ortalama elektrik faturası 2017’de 101 lirayken bu yıl 172 lira. Yüzde 70 fazla ödüyor. Hangi memur, işçi, asgari ücretli, emekli son yıllar içinde yüzde 70 zam aldı? 2017’de 4 kişilik bir ailenin doğal gaz faturası ortalaması 140 liraydı, 2020’de  250 lira ödüyor. 3 yılda doğal gaz faturası yüzde 80 arttı.” diye konuştu.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından ayrılırken sektörü 51 milyar dolar krediyle baş başa bıraktığını öne süren Akın, “O, bombayı sizin kucağınıza bıraktı gitti.” sözlerini sarf etti.

Akın, elektrik ve doğal gaz faturalarını ödeyemeyen vatandaşların kesintiyle karşı karşıya kaldığını belirterek “Türkiye’de bu yılın ilk yarısında toplam 1 milyon 655 bin 226 vatandaşımızın elektrik ve doğal gazı kesilmiş. Kasımda havalar soğudu, borçlarını zar zor kapatan insanlarımız şimdi ne yapacak?” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da HES’lerin çevreye zarar verdiğini savunarak “HES’ler nedeniyle Karadeniz’de yeşil vatan gidiyor. Bu ülke için bir şey yapmak istiyorsanız HES’lerden vazgeçin. HES’ler bu vatana ihanettir.” ifadelerini kullandı.

“Diğer kuyulardan da müjdeli haberler alacağız”

AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök ise bir ülkenin büyüme hızının, enerji tüketimi hakkında da bilgi verdiğine işaret ederek Türkiye’nin enerji ihtiyacının her yıl arttığına dikkati çekti.

Ök, Fatih ve Yavuz sondaj, Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis sismik arama gemileriyle, KKTC ruhsat sahaları ve Türkiye’nin deniz yetki alanlarında petrol, doğal gaz arama faaliyetlerinin yoğun şekilde devam ettiğini anımsattı.

Fatih sondaj gemisiyle Karadeniz’de toplam 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervi bulunduğunu belirten Ök, şunları kaydetti:

“Kısa zamanda çalışmaların devam ettiği diğer kuyulardan da müjdeli haberler alacağımıza inanıyorum. Bulunan ve inşallah bulunacak olan bu kaynaklar ile birlikte dünyanın enerji dinamiğinde değişiklikler olacağı açıkça ortadadır. Tuna-1 kuyusunda keşfettiğimiz 405 miyar metreküplük doğal gazı, orada kurulacak platform vasıtasıyla topraklarımıza ulaştıracak ve ülkemizin tamamına hizmet veren sisteme entegre edeceğiz. Hedefimiz, 2023 yılında bu gazı milletimizin kullanımına sunmaktır. Böylece Türkiye, tarihindeki en büyük hidrokarbon kaynağına kavuşmuş olacaktır. Tabii ki ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığı önemli ölçüde azalacağı gibi aynı zamanda uzun dönemli doğal gaz alım anlaşmalarında başta fiyat olmak üzere önemli avantajlar sağlayacaktır. Bu doğal gaz potansiyeli ile birlikte cari açığı değil, cari fazlayı, döviz fazlasını konuşacağımız yeni dönemin de başladığını, yeni bir sürece girdiğimizi düşünüyorum.”

Ök, 31 ülkede 450 faal nükleer santral bulunduğuna, 59 santralin inşaatının ise sürdüğüne dikkati çekerek, “En fazla nükleer santrale sahip ülkelere baktığımız zaman; ABD’de 99, Fransa’da 58, Japonya’da 42, Çin’de 39 ve Rusya’da 37 olduğunu görüyoruz. Nükleer santrallerden üretilen elektrik oranlarına baktığımız zaman yüzde 71,6 ile Fransa’yı, yüzde 49,9 ile Belçika’yı, yüzde 39,5 ile İsveç’i, yüzde 33,4 ile İsviçre’yi, yüzde 27 ile Güney Kore’yi ve yüzde 20 ile ABD’yi görüyoruz. Yani Akkuyu’yu yapmak için geç bile kalmışız.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Greta’nın sesini duyun”

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “kadın bürokrat bulunmaması nedeniyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin acımasız şekilde hazırlandığını” iddia etti.

“Yeşil ekonomi” kavramının Bakanlık bütçesinde bulunmadığını savunan Paylan, Avrupa’nın en kötü hava kalitesinin Türkiye’de olduğunu öne sürdü.

Ülkede enerji tüketimi konusunda bilinç olmadığını ifade eden Paylan, kamu spotlarının gece yayınlanması nedeniyle yeterince vatandaşa ulaşamadığını söyledi.

Paylan, asgari ücret alan bir vatandaşın doğal gaza aylık ortalama 500 lira, faturalarına ise yaklaşık 1000 lira ödediği için geçinmekte zorlandığını kaydetti.

Çevrenin korunmasının önemine işaret eden Paylan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e, “Greta’nın sesini duyun.” diye seslendi.

– “Akkuyu’nun yüzde 49 hissesinin sahibi belli değil”

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener de Akkuyu Nükleer Santralinin hisselerinin yüzde 51’ine sahip olanların bilindiğini ancak yüzde 49’unda bunun belli olmadığını savunarak söz konusu hissedarların açıklanmasını istedi.

Akkuyu’yu inşa edenlerle alım garantisi anlaşması yapıldığına işaret eden Şener, Akkuyu Nükleer Santralinde üretilecek elektrik için ödenecek tutarın, mevcut fiyatın 4 katı olduğunu söyledi.

Şener, “Bu maliyetin bir kısmı müşteriye yansıtılacak, bir kısmı da yollar, köprüler ve şehir hastaneleri için olduğu gibi Hazine’den ödenecek. Ülkenin, devletin geleceğe yönelik maliyetleri korkunç düzeyde artıyor. Kamu-özel iş birliğiyle yapılan projelerin taşıdığı yükümlülükler, döviz borçlarının üzerine ilave edildikten sonra Türkiye’nin toplam döviz cinsinden borcu tespit edilebilir.” ifadelerini kullandı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.